Currently browsing author

Admin

Kafka, Sinema ve Orson Welles’in Dava’sı

20.yüzyılın ilk yarısında, ama özellikle iki dünya savaşı arasında Avrupa, toplumsal olarak en büyük yıkıntıların yaşandığı, büyük korkuların hâkim olduğu bir yerdir. Ancak bu toplumsal durum, aynı zamanda sanat, edebiyat, felsefe açısından çok verimli bir dönemi de kendi içinden doğurmuştur. Ekspresyonizm, empresyonizm, dadacılık, sürrealizm gibi sanat akımları; varoluşçuluk gibi hem …

Haneke’nin ‘Ölümcül Oyunlar’ı Sanatın sonu mu?

“Aleksandra” filminden yola çıkarak Alexander Sokurov sinemasını irdelediğim bir yazımın girişinde şu cümlelere yer vermiştim: “Modernizm; Aydınlanma Hareketi ile gelen ‘insan tasavvuru’nun bireyde yarattığı  çürüme, çoraklaşma ve ‘aşkınlığı yitirme hâli’nin iyice zirveye çıktığı bir döneme tekâbül eder. İnsanlık tarihinin en kara dönemi olarak nitelendirebileceğimiz 20’nci yüzyılın ilk yarısında, Aydınlanma ideolojisinin …

Sessizlik

… Yoktu. Var olmuştu aslında. Ucunda deniz görünen uzunca bir yokuşun başındaydı. Dalgalı bir suyun duyulmayan sesini hayal etti. …

Bir Fidandan Arta Kalan

Kimsecikler yoktu bu acı gününde yanında. Ama onu pek de alakadar etmiyordu bütün bunlar. Ne yapacağına, kimlerle beraber olacağına karar veremeyen birisiydi. Kim ne derse desin umurunda değildi. Annesi az ah etmezdi. Ahh benim talihsiz başım der dururdu oğlunun bu hali aklına geldikçe. Üstelik bunu onun yanında söylemekten çekinmezdi bile. …

Tarkovsky’de Sanat ve İnsan Ruhu

Sanat, bir insanın muktedir olduğu en iyi şeyi, yani umudu, inancı, aşkı, güzelliği ya da istediği ve umduğu en iyi şeyi güçlendirir. Yüzme bilmeyen bir insan suya atladığında vücudu – kendisi değil – kendini kurtaracak içgüdüsel hareketler yapmaya başlar. İşte sanat da suya atılmış bir insan bedeni gibidir, insanlığın manen …

Bir Zamanlar Anadolu’da Eleştirisi

Gece bitmek bilmez. Anadolu’nun bozkırında saatlerdir süren bir cinayet soruşturması herkesi yormuştur. Savcı, komiser, jandarma ve doktordan müteşekkil bir ekip, Kenan’la Ramazan’ın gömdüğü cesedi aramaktadır. Kenan, Yaşar’ı gömerken sarhoş olduğunu, yalnızca top gibi bir ağacı ve bir çeşmeyi hatırladığını söylemiştir. Ceset ya o tepenin ardındadır, ya bu tepenin… Engebeli, yılankavi …

Kış Uykusu Üzerine

nuri bilge ceylan.. bence türkiye’nin psikolojisi en bozuk adamı.. böyle film yapılır mı abi.. biz şurada küçük şeylerden mutlu olan gariban insanlarız.. filmden sonra insanın yaşama sevinci kalmıyor valla.. filmi gerçeklerden kaçmak için izliyorsanız sakın bu filmi izlemeyin.. şöyle kısaca tahlil etmek gerekirse, öncelikle bana göre bir zamanlar anadolu hem …

Kış Uykusu: Sinematografik Bir Tiyatro

Nuri Bilge Ceylan’ın 2014 Cannes Film Festivali’nde ‘Altın Palmiye Ödülü’ kazanan yeni filmi Kış Uykusu, yarattığı yeni akımıyla sinema sanatının içine farklı derinlikler kattı. Şimdiye dek yapılan NBC kritiklerinde Tarkovsky ile kurulan bağ öndeyken, bu algıyı bir adım ileri götürerek, yönetmenin son iki senedir çığ gibi büyüyen ‘Sinematografik Tiyatro’ tekniğinden …

lasvegas hastanesi

Bir yürüyen merdiven gibi tırmanıyor içimi kanser, haybeden bir define sanıyorsun ciğerimdeki tümörü.. Biliyorum, ölüm de ağzına veriyor aşkın aşkın her yanı, izmarit yarası, şevk terörü.. hakikaten masayı terkedip kaçan papaz kadar iskambilden neden belli belirsiz bir kumarım ben teninde evet sokaklar biraz terbiyesiz evet çarşaflar oldukça buruşuk ve yatak …

L’argent (1983) Film Eleştirisi

“Ey para! Yeryüzü tanrısı! Bize ne yaptıramazsın ki?” Tolstoy’un bir hikayesinden yola çıkılan, başrolünde Christian Patey’in yer aldığı L’argent, Bresson’un son filmi. Üç beş gencin bir fotoğrafçıya verdiği sahte paranın fotoğrafçıdan alışveriş yapan Yvon’un eline geçmesi ile birbiri ardına gelen cinayet, hırsızlıkların, Yvon’un hayatını nasıl değiştirdiğinin konu edinildiği L’argent, tam …